Ürolojide Ozon Tedavisinin Kullanıldığı Hastalıklar

0
540
ürolojide ozon tedavisinin kullanıldığı hastalıklar

Ürolojide son yıllarda geliştirilen tedavi yöntemleriyle farklı hastalıklar için alternatifler ortaya çıkmıştır. Bunlardan en merak edileni de ozon tedavisidir. Peki, 2015 yılında Türkiye’de de kullanılmaya başlayan ozon tedavisi nedir? Nasıl uygulanır? Hangi hastalıklarda kullanılır? merak ediyorsanız yazımızı okumaya devam edin…

Ozon Nedir?

Ürolojide ozon tedavisinin kullanıldığı hastalıklardan bahsetmeden önce ozonun ne olduğunu ve hastalıklarda neden kullanıldığını açıklayalım. Ozon, güneşin yaydığı yüksek enerjinin etkisiyle oksijen molekülünün parçalanması ve 3 oksijen atomunun bir araya gelmesiyle oluşmaktadır.

Ozon tabakasından da aklınızda kalabilecek ozon, Yunanca “koklamak” anlamına gelen “ozein” kelimesinden gelir. Ozon, oksijen molekülünden bir fazla oksijen atomu taşıdığı için çok fazla enerjiye ve stabil olmayan bir yapıya sahiptir. Bilinen en güçlü oksidan moleküllerinden olan ozon, biyolojik etkinlik göstermesi, koruyucu ve dezenfekte etkisi nedeniyle sadece ürolojide değil klimalarda, havuzlarda, havanın dezenfekte edilmesi gereken yerlerde kullanılmaktadır. Bakterileri, virüsleri ve mantarları yok etmektedir.

Ozonun Tıpta Kullanımı

Ürolojide ozon tedavisi öncesinde 1840’ta Christian Fredrich Schönbein ozonu keşfetti. 1857’de ise ilk ozon tüpü icat edildi. Ancak ozonun tıpta kullanılması1935’te Erwin Payr’ın “Cerrahide Ozon Tedavisi” kitabının yayınlanması ile başladı. 1958’de Joachim Hansler ozon/oksijen karışımının doz ayarlamasını yapabilen ilk tıbbi ozon jeneratörünü geliştirdi. 1972’de Hans Wolff, Joachim Hansler ile birlikte “Tıbbi Ozon Derneği”ni kurdu. 1979’da “Tıbbi Ozon” kitabında tıpta ozon uygulamalarını detaylı bir şekilde anlattı. Tıpta ozon kullanımı ağır yaralı hastalarda kullanılarak doktorlara büyük avantaj sağladı.

1990’lı yıllardan itibaren ozonun bağışıklık sistemini güçlendirici, farklı antibiyotiklerle sinerji etkisi yarattığı ortaya kondu. 2001 yılında ise ozonun sıtma parazitinin büyümesini durdurduğu tespit edildi. 2015 yılında da Türkiye’de üroloji hastalıkları tedavisinde ozon kullanılmaya başlandı.

OZONUN ETKİSİ NASIL ORTAYA ÇIKAR?

Ozon vücuda veya kana verilince hemen vücut sıvılarının içinde oksijenden 10 kat daha fazla çözünür ve güçlü oksidan etkisiyle iyonlar ve biyomoleküllerle (antioksidanlar, proteinler, karbohidratlar ve doymamış yağ asitleri) reaksiyona girer. Ozon bu reaksiyonlar sonucu oluşan hidrojen peroksit ve lipid oksidasyon ürünü olan lipid peroksitlerle etkisini gösterir. Hidrojen peroksit çok önemli bir serbest oksijen radikali olup vücutta bulunan antioksidan mekanizmaları (katalaz, glutatyon sistemi) aktive eder. Hidrojen peroksit kan hücrelerinin içine girerek erken biyokimyasal etkileri ortaya çıkarırken, lipid peroksitler diğer vücut hücrelerinde etki göstererek uzun süren geç biyokimyasal etkileri ortaya çıkarır.

Ozon Tedavisinin Etki Mekanizmaları Nelerdir?

Üroloji ve ozon tedavisi son yıllarda dikkat çekici bir gelişme göstermiştir. Genel olarak biyolojik veya konvansiyonel tıbbi tedavilerin tamamlayıcısı olarak kullanılan ozon tedavisi, hastanın sağlık durumuna ve hastaya bağlı faktörlere göre başarılı olmaktadır. Bu nedenle ozon tedavisinin etkisi hastaya, doktorun uygulama sıklığına, hangi hastalıkta kullanıldığına göre değişmektedir.

Ozonun etki mekanizmaları üzerine Bocci’nin çalışmaları dikkate alınmaktadır. Ozon tedavisinin tıbbi amaçlı kullanımında doza, uygulama biçimine ve sıklığına bağlı olarak aşağıdaki etki mekanizmalarından yararlanılır:

  • immüno-aktivasyon: bağışıklık sistemini aktive eder
    • immün sistem hücrelerini aktive eder
    • mononükleer hücrelerin aktivasyonu
    • Sitokinlerin serbest kalması (IL-1, IL-2, IFN-ϒ, TNF-α, TGF-β) sonucu tüm immün sistemin aktif hale gelmesi
  • immüno-modülasyon (bağışıklık sistemi düzenleyici): ozon immün sistemi aktive ederken, immün sistemin aşırı çalışması (otoimmün reaksiyon) sonucu gelişen hastalıkların oluşmasına da engel olur
  • enzim aktivasyonu: hücre içine girdiğinde hücrenin enerji jeneratörü olan mitokondrileri de etkileyerek bir dizi enzimin aktivitesini arttırır
  • anti-oksidatif kapasitenin aktivasyonu: hücresel etkileri sonucu anti-oksidasyon mekanizmalarında rol alan moleküllerin ve enzimlerin üretimini ve aktif hale gelmesini sağlar
  • vücutta ürik asidi azaltır ürik asit metabolizmasını düzenler
  • eritrosit metabolizması aktivasyonu:
    • Eritrositleri reolojik özelliklerinin gelişmesi, mekanik etkilere karşı direncinin gelişmesi
    • Eritrosit metabolizmasının aktivasyonu, 2,3-di fosfo gliserat (2,3-DPG) ve adenosin tri fosfat (ATP) artışı
    • Eritrositlerde 2,3-DPG seviyesinin artmasıyla, oksijen taşıma ve dokuya oksijen verme kapasitelerinin artması. 2,3-DPG seviyesi yükseldikçe dokuya verilen oksijen miktarı artar. Bazı patolojik durumlarda örneğin diyabetik hastalarda 2,3-DPG seviyesi azalabilir ve dokulara yetersiz oksijen gitmesine neden olabilir.
  • oksijenin serbest kalma etkisi: oksijenin eritrositlerden kolaylıkla ayrılarak dokulara geçmesiyle dokuların oksijenlenmesinin artması
  • kanın akışkanlığını arttırır, küçük damarlardaki aterosklerotik plakların çözülmesini sağlar, tansiyonu regüle eder
  • anti-enflamatuvar, anti-bakteriyal, anti-fungal, anti-paraziter ve anti-viral (virostatik) etki: hücresel ve hümoral immün sistem aktivasyonu ile bakteri, mantar, parazitler ve virüsleri öldürücü etkileri ortaya çıkar.
  • yara iyileştirme: kılcal damar düzeyinde kan akımının artması ve dokunun oksijene daha rahat ulaşması ve anti-bakteriyal, anti-inflamatuvar etkilerle yaraların iyileşmesi için uygun ortam sağlanır
  • dezenfeksiyon,
  • yara temizleme,
  • platelet (trombosit) agregasyonunu azaltır, kanı seyreltir. Yüksek doz ozon uygulaması ise plateletlerin parçalanmasına yol açarak büyüme faktörlerinin açığa çıkarılmasını sağlar.
  • Ağrı reseptörlerini uyararak ve vücuttaki doğal ağrı kesicilerin salgılanmasını arttırarak ağrının azalmasını ve yok olmasını sağlar.
  • Kemoterapi ve radyoterapinin kanser dokusu üzerindeki etkinliğini arttırırken, yan etkilerini de azaltır
  • Vücut için enerji molekülü olan ATP üretimini arttırarak vücudun dinç ve enerjik olmasını sağlar.
  • Hücre içi metabolizmayı düzenleyerek yaşlanma sürecini yavaşlatır.

Ozon Nasıl Uygulanır?

“Ozon tedavisi nasıl yapılır?” sorunuzu cevaplandıracak olursak hastanın sahip olduğu rahatsızlık durumuna ve genel tedavi planına göre değişkenlik gösterdiğini söyleyebiliriz.

Ozon tedavisi uygulama şekilleri:

  • Majör otohemoterapi: Ozon tedavisinin bu uygulama şeklinde hastadan kan alınarak ozonla karıştırılır. Kan içindeki hücreler de ozon ile reaksiyona girer ve aktifleşir. Aktifleşen kan vücuda geri verilir. Bu kan da ozonun tüm vücut sistemine geçmesi ve hastalıklara karşı bağışıklık oluşturulmasını sağlar.
  • Minör otohemoterapi: Ozon tedavisi uygulama şekli olarak minör otohemoterapi yönteminde vücuttan alınan kan kas içine enjekte edilir.
  • Rektal: Ozon tedavisi nasıl uygulanır sorunuzun bir diğer cevabı da rektal yolla uygulamadır. Ozon barsak epitelinden hızla emilerek kana geçerek etkisini gösterir.
  • İntraartiküler: Bu yöntemde ise ozon eklemlere enjeksiyon şeklinde uygulanarak hastalığa karşı direnç oluşturulur.
  • PRP ile ozon: Hücresel yenileme ve doku hasarı tamiri için PRP ile elde edilen trombositten zengin sıvının ozonlanarak hastalıklı bölgeye enjeksiyonu şeklinde uygulanır.

Ozon Tedavisi Hangi Hastalıklarda Kullanılır

Ozon tedavisi farklı tıp dallarında kullanılmaktadır. Özellikle son yıllarda üroloji alanında kullanılmaya başlanmıştır. Ürolojide ozon tedavisinin kullanıldığı hastalıklar şunlardır:

  • Kronik prostatitler
  • Sık tekrarlayan akut prostatitler
  • İnterstisyel sistit
  • Radyasyona ve kimyasallara bağlı sistitler
  • Sık tekrarlayan dirençli akut ve kronik sistitler
  • Akut ve kronik orşit ve epididimit
  • Sertleşme sorunu (PRP ile birlikte)
  • Sıkışma ve sıkışma tarzı idrar kaçırma (aşırı aktif mesane)
  • Üretritler (bel soğukluğu)
  • Travma veya cerrahi komplikasyon olarak gelişen üretra (idrar kanalı) darlıkları
  • Fournier gangreni
  • Kronik pyelonefrit
  • Testis torsiyonu gibi iskemi/reperfüzyon hasarı olan durumlar
  • Sepsis

Ürolojide ozon tedavisi aynı zamanda kanser hastalarında radyoterapi ve kemoterapi sırasında destekleyici tedavi olarak da kullanılmaktadır. Prostatit ozon tedavisi, doktorların hastalarına diğer tedavi yöntemleri ile birlikte sunduğu seçeneklerdendir. Özellikle dokuların yenilenmesi ve bağışıklık sistemini güçlendirmesi nedeniyle kanserli hastalar için alternatif olarak sunulmaktadır.

Ürolojide ozon tedavisi yaygınlaşırken farklı tıp dallarında da ozon tedavisi kullanılmaktadır. Diş hekimliğinde ozonlanmış saf su, cildiyede ozonlanmış zeytinyağı egzama ve mantar gibi hastalıklar için uygulanmaktadır. Ayrıca açık yaralara ve ameliyat sonrası yaralara da ozon tedavisi önerilmektedir.

Ozon Tedavisinin Yan Etkileri Nelerdir?

Ürolojide ozon tedavisinin kullanıldığı hastalıklar, oldukça çeşitli olsa da hastalar bu yeni tedavi yönteminin yan etkisi olup olmadığını bilmek istiyorlar. Ozon tedavisi, uzmanların belirttiğine göre doğru şekilde uygulandığında yan etkisi olmayan bir tedavi şeklidir.

Ozonun yanlışlıkla solunması durumunda çok hassas kişilerde gözlerde yanma, öksürük, bulantı, kusma ve baş ağrısı hafif şekilde görülebilir. Rektal ozon tedavisinde ise hafif rahatsızlık, gaz çıkarma hissi, kısa zamanda geçici hafif kramplar meydana gelebilir. Ozon tedavisi yan etkileri olarak hastanın kendini yorgun hissetmesi de gösterilebilir. Ancak bunlar geçici durumlardır.

Ozon Tedavisi Kimlerde Kullanılmamalıdır?

Ürolojide ozon tedavisi hemen her hasta için kullanılabilse de bazı hastalarda kullanımı önerilmemektedir. Ozon tedavisi:

  • Gebeliğin ilk 3 ayında
  • Favizim (bakla allerjisi) olan hastalarda
  • Hipertiroidizm (aşırı çalışan tiroid bezi) varlığında
  • Anemi ve kanama-pıhtılaşma bozukluğu olanlarda
  • Aşırı alkol kullananlarda
  • Kardiyovasküler yetmezliği olanlarda
  • Trombosit sayısı düşük olanlarda
  • Yakın zamanda serebrovasküler olay (felç) veya myokard enfaktüsü (kalp krizi) geçirmiş olanlarda
  • İmmünsüpresif ilaç alanlarda veya kronik enfeksiyon nedeniyle immün sistemi ciddi derecede baskılanmış hastalarda
  • Bilinci kapalı yoğun bakım hastalarında
  • İleri evre kanser hastalarında
  • Ozon tedavisini tolere edemeyen veya ozona alerjisi olanlarda kullanılmamalıdır.

Ürolojide ozon tedavisinin kullanıldığı hastalıklar, bu alanda eğitimli ve uzman hekimler tarafından bilinmektedir. Yukarıdaki durumlara sahip olan hastaların da ozon tedavisi talebinde bulunmamaları ve doktorun kesinlikle ozon tedavisini önermemesi gerekmektedir.

Ozon Tedavisi Kaç Seans Sürer?

Ozon tedavisi süresi; hastanın genel sağlık durumuna, hastalığının seyrine, uygulanan tedavi yöntemlerine ve diğer özel durumlarına göre değişmektedir. Ozon tedavisi seansları doktorun uygun gördüğü aralıklarda ve sayıda yapılmaktadır.

Ozon Tedavisi Fiyatları

Ozon tedavisi fiyatları da uygulanacak seans sayısına, doktorunuzun bulunduğu şehre, hastalığınız için uygulanan diğer tedavilerin durumuna ve süresine göre değişecektir. Her hasta için seans sayısı özel olarak belirlendiğinden ozon tedavisi fiyatları için doktorunuzdan bilgi almanız sağlıklı olacaktır.

Ürolojide ozon tedavisi hangi hastalıklarda kullanılır, nasıl uygulanır sorularınıza daha doğru yanıt almak için doktorunuza danışmanız en sağlıklı yoldur. Unutmayın…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here