Prostat Kanseri Tedavisinde Robotik Cerrahi Nasıl Uygulanır?

0
238
prostat kanseri tedavisinde robotik cerrahi

Prostat kanseri, erkeklerde görülen kanser türleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Genellikle belirgin bir şikayet yaratmayan prostat kanseri çoğunlukla 40 yaş üzerinde görülmektedir. Prostat kanseri tedavisi ise kanserli bölgenin durumuna, kişinin genel sağlığına, belirlenen tedavi planına göre değişmektedir.

Son 10 yılda laparoskopi teknolojisindeki hızlı gelişmeye paralel olarak, ürolojik ameliyatlarda laparoskopi kullanımı giderek yaygınlaşmıştır. Klasik yöntemlere göre daha avantajlı olan radikal prostatektomi ameliyatı, hastaya daha hızlı iyileşme şansı sunması açısından devrim niteliğindedir.

Laparoskopik ameliyatta, hastanın cildinde açılan 0.5-1 cm’lik 5 adet kesiden karın içine sokulan trokar isimli borulardan çalışma kanalları oluşturulur. Bu kanallardan birinden kamera, diğerlerinden özel ameliyat aletleri yerleştirilerek, kamera aracılığıyla ekrana verilen görüntü yardımıyla cerrahi işlem gerçekleştirilir. Sonrasında ise açık radikal prostatektomi ile benzer cerrahi prensipler uygulanır.

Prostat kanseri tedavisinde robotik cerrahi sırasında çıkarılan prostat, ameliyat sonrasında ciltteki deliklerden birinin cilt kesisi 5-6 cm genişletilerek vücut dışına çıkarılır. Her ne kadar dokuya temas edilememe dezavantajı olsa da 3 boyutlu ve daha net bir görüntü altında, özel tasarlanmış robot kolları sayesinde insan elinin izin vermediği geniş dereceli açılarda çalışma imkanı sunmaktadır.

Prostat Kanserinde Hangi Hastalar Robotik Cerrahi İçin Uygundur?

Prostat kanseri robotik cerrahi uygulamalarında prostat beziyle sınırlı olan kanserler rahatlıkla tedavi edilebilir. Prostat bezi dışına ve özellikle uzak organlara yayılmış prostat kanserinde robotik cerrahi uygun bir yöntem değildir.

Prostat robotik cerrahi uygulanmadan hastanın tüm tetkikleri yapılarak ya da biyopsi yöntemiyle elde edilen glison skor (GS), PSA düzeyi ve hastanın yaşı, genel sağlık durumu göz önüne alınarak tedaviye uygun olup olmadığına karar verilmelidir. Riskli hastaların cerrahi tedavi öncesinde MR ve PET tomografi ile incelenmesi gerekmektedir.

Robotik Prostat Ameliyatı Sırasında Cerrahın Faktörü Nedir?

Prostat kanseri tedavisinde robotik cerrahi kullanımı, hekime avantaj sağlayan bir yöntemdir. Robotik cerrahi sisteminde en önemli özellik cerrahın ameliyat bölgesini 3 boyutlu olarak görebilmesidir. Aynı zamanda yüksek görüntü kalitesi sayesinde her ayrıntıyı sunabilmesi de cerraha rahatlık sağlamaktadır.

Robotik cerrahide birden fazla kolun kullanılması ve bu kolların herhangi bir titremeye neden olmadan cerrahın komutlarını gerçekleştirmesi de hata oranını azaltmaktadır. Ancak tek başına robotun cerrahi başarıyı elde etmesi mümkün değildir. Cerrahın bu alandaki tecrübesi ameliyatın başarılı olup olmamasını belirlemektedir.

Prostat Kanserinde Robotik Cerrahinin Avantajları Nedir?

Prostat kanseri robotik cerrahi uygulamaları, açık cerrahi ameliyatlara göre daha rahat ve tasarrufludur. Ayrıca daha az ağrılı olması da hastaların bu yöntemi tercih etmesini sağlamaktadır. Prostat kanseri tedavisinde robotik cerrahi kullanılmasının diğer avantajları:

  • Herhangi bir anatomik sorun yok ise genellikle kan transfüzyonunu gerektirecek kanama olmamaktadır.
  • Açık cerrahiye göre daha az analjezik gereksinimi olmaktadır.
  • Ameliyatı takip eden 2. veya 3. günde hasta genellikle taburcu edilmektedir.
  • Robotik cerrahi ameliyatı sırasında yerleştirilmiş sonda genellikle cerrahiyi takip eden 7. günde çekilmektedir.
  • Prostat kanseri tedavisinde robotik cerrahi kullanımı daha kozmetik açıdan daha avantajlıdır.
  • Robotik cerrahide laparoskopik ve açık radikal prostatektomiye göre daha hızlı idrar kontrolü ve erektil fonksiyonun elde edilmesi söz konusudur.
  • Açık cerrahiye göre robotik cerrahi; daha az ağrılıdır.

Robotik cerrahi ile prostat ameliyatı olan hastaların %90’ı robotik cerrahi ile radikal prostat ameliyat sonrası 2. ya da 3. haftada işlerine geri dönmektedir. Hastanede kalış süresinin kısa olması ve ağrının oldukça düşük düzeyde olması hastaların rahatlıkla bu yöntemi tercih etmesini sağlamaktadır.

Prostat Kanseri Tedavisinde Robotik Cerrahi Yan Etkileri Nelerdir?

Prostat kanseri tedavisi için kullanılan robotik cerrahi, açık cerrahiye göre daha az dezavantajı olan bir tedavi şeklidir. Şimdiye kadar yapılan robotik cerrahi tedavilerinde idrar tutamama ve penis sertleşme bozukluğu sıklığının geleneksel yöntemlere göre daha az olduğu saptanmıştır.

Kamera sistemiyle yüksek çözünürlüklü görüntü elde edilerek, titremeyen ve 540° hareket açılı ince ve minik robotik kollar ile yapılan cerrahi ameliyat sonrasında ağrının az ve iyileşmenin hızlı olması da robotik cerrahinin herhangi bir yan etkisi olmadığının kanıtıdır.

Robotik cerrahinin tümüyle robota bağlı bir cerrahi olmadığını bilmek, hekimin bu alanda uzman olup olmadığına dikkat etmek de önemlidir. Cerrahın bu tedaviyi ne kadar çok ve başarılı şekilde uyguladığı tedavinizden alınacak başarıyı da etkileyecektir.

Robotik Cerrahi Sonrası Cinsel Yaşam – Sinirler Korunabilir Mi?

Prostat kanseri tedavisinde robotik cerrahi, kanserli dokunun başarılı bir şekilde çıkarılması ve bu sırada diğer doku ve sinirlere zarar verilmemesi nedeniyle de tercih edilmektedir. Sinirler açık cerrahiyle de korunabilmektedir elbette. Ancak robotik cerrahi ameliyat bölgesini 10 – 15 kat büyüttüğü için hata oranı daha az olmaktadır.

Robotik cerrahide kullanılan kolların titreme gibi bir durumu olmadığı için ameliyat sırasında dokuların korunması daha kolaydır. Bu da prostat kanseri tedavisinde robotik cerrahi uygulamasının daha çok tercih edilmesini sağlamaktadır.

Robotik cerrahi sayesinde, prostat ameliyatı sonrasında hastalar ameliyat sonrasında düşük oranlarda idrar kaçırma sorunu ve penis sertleşme bozukluğu ile karşılaşmaktadır. Dolayısıyla cinsel yaşamın tamamen bitmediği söylenebilir. 60 yaşını geçmemiş hastalarda %80-90 oranında ek tedavi almadan cinsel fonksiyon tekrar kazanılmaktadır.

Prostat kanseri tedavisinde robotik cerrahi, hem hasta hem de cerrah için devrim niteliğinde bir yöntemdir. Ancak unutulmamalıdır ki; mutlaka üroloji uzmanları tarafından uygulanması gerekmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here